İmsak Vakti 02:00
Eğitim-İş Sendikası Genel Başkanı Kadem Özbay, Karaman Atatürk Parkı’nda düzenlediği geniş katılımlı basın açıklamasında, Karaman İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün eğitimdeki uygulamalarına ve İstiklal Marşı’nın Arapça okunmasına sert tepki gösterdi. Eğitimin ideolojik bir müdahale alanına çevrildiğini savunan Özbay, liyakat ihlalleri, öğrencilere yönelik sınav baskısı ve okullardaki yönlendirme iddialarını gündeme taşıyarak yetkilileri göreve çağırdı.
Açıklamaya, Eğitim-İş Genel Merkez yöneticilerinin yanı sıra CHP, ADD, Birleşik Emekliler Sendikası ve Eğit-Der temsilcileri ile çok sayıda sendika üyesi destek verdi.
Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay’ın gündemindeki en önemli konulardan biri, 12 Mart’ta Cahit Zarifoğlu İmam Hatip Ortaokulu tarafından hazırlanan programda İstiklal Marşı’nın Arapça okutulmasıydı. Bu durumu bir “skandal” olarak nitelendiren Özbay, İstiklal Marşı’nın milletin bağımsızlık belgesi olduğunu ve dilinin Türkçe olduğunu vurguladı.
Dünyanın hiçbir ülkesinde ulusal marşların başka bir dilde okunmadığını belirten Özbay, olayın ardından başlatılan sürecin şeffaf olmadığını ifade etti. Özbay, söz konusu programda yer alan öğrencilerin bir proje kapsamında yurt dışına gönderilmek istenmesini “yanlışın korunması ve sorumluların ödüllendirilmesi” olarak değerlendirdi. Ayrıca, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in kurucusu olduğu Cihannüma Derneği’nin yöneticilerinin, olayın hemen ardından İl Milli Eğitim Müdürü’ne yaptığı ziyareti “açık bir siyasi ve ideolojik sahiplenme” olarak nitelendirdi.
Açıklamasında Karaman’daki idari uygulamaları da eleştiren Özbay, öğretmenlerin mesleki başarılarıyla değil, siyasi görüşleri ve sosyal medya paylaşımlarıyla değerlendirildiğini öne sürdü. 24 Kasım Öğretmenler Günü kapsamında il temsilcisi olmak için başvuran ve birinci olan bir öğretmenin hakkının belgeler üzerinde değişiklik yapılarak gasp edildiğini iddia eden Özbay, Kamu Denetçiliği Kurumu’nun kararına rağmen belgelerin gizlendiğini ve aynı öğretmen hakkında sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek soruşturma başlatıldığını belirtti.
Eğitimdeki pedagojik yanlışlara da dikkat çeken Özbay, İl Milli Eğitim Müdürü’nün okullarda kız öğrencilere kadın, erkek öğrencilere erkek öğretmenlerin koçluk yapması yönünde talimat verdiğini iddia etti. Bu yaklaşımı “cinsiyet temelli, ayrıştırıcı ve çağ dışı” olarak tanımlayan Özbay, uygulamanın bilimsel gerçeklerle bağdaşmadığını ifade etti.
Bunun yanı sıra, okul yönetimlerinin başarısız gördüğü öğrencilerin Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavına girmemesi yönünde velilere ve öğrencilere baskı yaptığı iddiası da basın açıklamasında öne çıktı. Özbay, bu durumu “istatistik mühendisliği” olarak nitelendirerek, “Daha sınava girmeden ‘başaramaz’ etiketiyle karşı karşıya bırakılan çocuklar, özgüven kaybı yaşar. Eğitimcinin görevi elemek değil, güçlendirmektir” dedi.
Özbay’ın dikkat çektiği bir diğer çarpıcı iddia ise ilkokullara gönderilen resmi yazılarla ilgiliydi. İmam Hatip Ortaokullarına gitmek isteyen öğrencilerin yazılı dilekçe vermesinin, gitmek istemeyenlerin ise telefonla bildirilmesinin istendiğini belirten Özbay, hiçbir okul türü için böyle bir zorunluluk bulunmadığını hatırlattı. Bu uygulamayı “açık bir yönlendirme, baskı ve fişleme” olarak değerlendiren sendika başkanı, devletin eğitimde tarafsız kalması gerektiğinin altını çizdi.
Eğitimin ideolojik bir mühendisliğe kurban edilemeyeceğini belirten Kadem Özbay, Cumhuriyetin temel ilkelerini ve laik, bilimsel eğitim anlayışını savunmaya devam edeceklerini vurguladı. Özbay, Karaman İl Milli Eğitim Müdürü hakkında derhal idari ve adli soruşturma başlatılması gerektiğini belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“12 Mart’taki skandalın tüm sorumluları ortaya çıkarılmalı, liyakat ihlalleri soruşturulmalı ve öğretmenlere yönelik baskı uygulamalarına son verilmelidir. Susmayacağız, geri adım atmayacağız ve bu karanlığı normalleştirmelerine izin vermeyeceğiz.”
Karaman’ın Asayişi Değerlendirildi