h Dolar 15,8769 % 0.2
h Euro 16,8435 % 0.2
h Çeyrek Altın 1.533,00 %0,26
h BIST100 2.372,35 %-0,89
a Akşam Vakti 19:59
Karaman 20°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
KARAMAN HABER
KARAMAN HABER
Duru Bulgur
Duru Bulgur

Mücadele iyidir !

Google news Karaman Haber Tıkla TAKİP eT
Google news Karaman Haber Tıkla TAKİP eT

Apollon Tapınağı’nın girişindeki kitabede yazan “kendini tanı” ifadesi ile Karamanlı Yunus Emre’nin söylediği “Sen kendini bilmezsin, bu nice okumaktır” sözünün insanlığa verdiği mesaj aynı. İnsanlık tarihi boyunca hemen her bilgenin tekrarladığı bu öğüde bugün belki de en fazla biz ihtiyaç duyuyoruz. Kültür, mili kimlik, milli tarih, okumak, yazmak dendiğinde yangından kaçar gibi bir hale giriyor olmamızı başka nasıl izah ederiz ki?

Karaman televizyonu

İnsan ne yapıyorsa, nasıl yaşıyorsa, neyi nasıl yapıyorsa odur ve bu hususta içerisinde yaşadığı toplumdan da bağımsız değildir. Büyük şehirlerin büyük caddelerinde değil, bizim memleketin İsmet Paşa Caddesinde bile aşağıdan yukarıya, yukarıdan aşağıya iki tur atsanız, üzerinde yabancı dilde yazıların yer aldığı tişörtler giymiş onlarca insanla karşılaşırsınız. İşyeri levhalarında yabancı dillerden kelimeler kullanma furyası, artık giysilerimizde boy gösteriyor. Hem de 7’den 77’ye.  Bu insanların birçoğunun, üzerinde taşıdığı yazının anlamını bilmediğini tahmin etmek de zor değil elbette. Önünüzde yürüyen genç arkadaşın ensesine bir şaplak atsanız, ne olduğunu anlayamaz, üstelik sinirlenir ve size karşılık vermeye çalışır. Hâlbuki tişörtünün arkasında kocaman harflerle “Spank Me” yazıyor, Türkçe anlamı “Bana şaplak at.” Ya da bankta yalnız başına oturan bir hanımefendiye elinizdeki kahveyi uzatıp, “Buyrun kahveniz” deseniz, muhtemelen şaşırır, manasızca yüzünüze bakar  ve “Hayırdır inşallah” der. Oysa üzerindeki uzun kollu tişörtte “I need coffee urgently” yazıyor. “Acilen kahveye ihtiyacım var.” demek. Bunlar en masum örnekler. Sadizmden erotizme kadar oldukça geniş bir konu yelpazesi içerisinde akıllara zarar verecek neler var neler..

Dil konusunda tutuculuk ya da ırkçılık yapılmasının dilimizi yoksullaştıracağını, yozlaştıracağını biliyoruz fakat bu bambaşka bir şey. Batılılaşmakla da ilgisi yok. Dilimiz ve kültürümüz çok ciddi bir kıskaç içerisinde çırpınıp duruyor maalesef. Bir taraftan kültürde, sanatta, edebiyatta hatta sosyal hayatta hâkim kılınmaya çalışılan ve topluma özendirilen Arap dili ve kültürü, diğer taraftan kapitalizmin de büyük etkisi ile özellikle gençlerimizi etkisi altına almış İngilizce furyası, ya da özentisi. Bir milletin dilinde ve kültüründe yaşanan yozlaşmanın, sanata, edebiyata ve bilimsel çalışmalara kadar sirayet edeceğini ve sonuçta o milletin millet olma vasfını yitireceğini dile getiriyor, sesini duyurabilen münevverler. Fakat görünen o ki, bu yozlaşma fırtınası çok güçlü esiyor, önüne geleni katıp götürüyor.

Bir zamanlar şehirdeki iş yerlerinin tabelalarının Türkçe olması için kararlar çıkartıyor, tavizsizce uygulamaya çalışıyor, hatta tüm ülkeye örnek oluyorduk. Ne oldu bize? Dilimizde tespih gibi çevirip durduğumuz “Türkçenin Başkenti Karaman” sözü artık içi bomboş bir slogan haline mi geldi? Belki hal ve gidişatı bizler de özümsedik, yapacak bir şey yok diyip havlu atma noktasına kadar geldik. Peki ya tarihi sorumluluklarımız, Karamanlı olmanın omuzlarımıza yüklediği büyük yük? Mehmet Bey’in torunları olarak ayağa kalkıp doğrulmalı, idarecilerimizin önderliğinde ortak bir akılla hareket edip yine tüm ülkeye örnek olacak bir “temiz dil” seferberliğini şehrimizden başlatmalıyız.

Karaman televizyonu

Geçenlerde adliyede karşılaştığım bir hukukçu arkadaşımın üzerindeki tişörtte de şöyle yazıyordu hem; “The Struggle is Good.” Mücadele iyidir.!

Sağlıcakla..

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Ermenekte Yine Yeniden Festival

Karaman Haber Cep telefonu Uygulaması Karaman Haber Cep telefonu Uygulaması Karaman Facebook Grubu Karaman İnstagram

HIZLI YORUM YAP

Karaman Telegram