DOLAR 9,5623
EURO 11,1063
ALTIN 555,59
BIST 1.493
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Karaman 16°C
Parçalı Bulutlu
Karaman
16°C
Parçalı Bulutlu
Sal 15°C
Çar 20°C
Per 19°C
Cum 20°C

Neden TEMA?

Suzan ÖZPEYNİRCİ
Emekli Öğretmen Suzan ÖZPEYNİRCİ - Tema Merkez İlçe Sorumlusu
14.04.2020
A+
A-

neden tema
Sürdürülebilir, yaşam ilkesiyle, doğal varlıkların korunmasında, ülkenin ve dünyanın geleceğinde söz sahibi olan, topraktan gelen toplumsal barışı sağlayan, bilinçli halkla bütünleşen öncü bir sivil toplum kuruluşuna gidiyoruz.
Neden mi?
1- Kaybolan geleceğimizi kurtarmak
2- Açlık ve yoksulluğu gidererek toprakla gelen barışı sağlamak
3- Erozyon, çoraklaşma, çölleşme, kirlilik, hatalı tarım teknikleri ve amaç dışı arazi kullanımını engellemek,
4- Doğal varlıkların tahribine yönelik ulusal ve uluslararası her türlü idari, siyasi ve ekonomik baskılara karşı mücadele etmek ve sorunlara çözüm üretmek,
5- – Biyolojik çeşitlilik, toprak, su ve diğer kaynakların korunması, verimli kılınması ve sürdürülebilir yöntemi gerçekleştirmek,
6- Bilinçli ve etkin kamuoyu oluşturmak için,

TEMA’YA GİDİYORUZ.

Bilim birçok şeyi değiştirdi. Fakat düşünce tarzımız hep aynı kaldı. Bu bizi eşi görülmez bir felakete sürüklüyor.
( EINSTEIN )
1- Hava, su ve toprağı kirlettik,
2- Ormanlarımızı, kasten ve bilinçsizlik yüzünden içindeki canlılarla birlikte yaktık,
3- Irmaklarımız kan renginde ve başıboş gezerken seyrettik,
4- Birinci sınıf tarım topraklarını beton, demir, asfaltla kapattık,
5- Doğal kaynaklarımızı düzensizce işlettik, meralarımızı bozduk,
6- Birçok yabanıl kara ve su hayvanlarımızı insafsızca avladık,
7- Düzensiz tarımsal ilaçlamalarla, doğal sistemleri bozduk,
8- Her gün en az 142 çeşit bitki ve hayvan türünün neslini kestik,
9- Düzensiz şehirleşmelerle çevremizdeki görme, işitme estetiğini bozduk,
10- İnsanımızın fiziksel ve ruhsal yapısını bozduk,
11- Ürettiğimizden çok fazlasını tükettik,
12- Çok fazla şeye sahip olurken, çevreye zarar verdik,
13- Dünyanın hangi düzeydeki tüketime dayanabileceğini hesap etmedik,
AH BİR DE DÜŞÜNCE TARZIMIZ DEĞİŞSEYDİ.

SUZAN ÖZPEYNİRCİ

TOPRAK

Toprağı tanımlamak kolay değildir. Çünkü toprak doğada değişik görünümler arz eder. Bir sosyolog, bir çiftçi, bir tarihçi toprağı farklı farklı tanımlar. Toprağı ekolojik yönden tanımlamak istersek; bir avuç toprak alalım okşayıp sevelim. Bizi kendini tanımlamamız için ipuçları verir.
Kurtuluş savaşı bize toprağın değerini anlatır. Çünkü Kars’tan İzmir’e, Karadeniz’den Akdeniz’e kadar tüm ülke topraklarını gazi ve şehit kanlarıyla karış karış sulayarak vatanımızı kurtarmışız. Şehitler için anıtlar dikmişiz ve Çanakkale’de şunlar yazılmış:
Dur yolcu bilmeden gelip bastığın bu toprak
Bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın,
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.
Bu anlamda toprak; kan dökülüp can verilen VATAN adı altında bayraklaşan ulusal ve kutsal bir varlıktır.
Toprağı derinliklerine doğru incelersek, toprak maden ocağında bir genç kızın çeyiz bohçası gibidir. İnci gibi parlayan emek verdiği çeyizleri gibi değerli kat kat dürülüp üzerleri örtülmüştür. Buna göre toprak ülke ekonomisinde son derece önemli yer altı servetimizin ambarıdır.
Bir filozofa göre; kara topraktan yeşil çayır; yeşil çayırdan beyaz süt; kuru topraktan kehribar renkli üzüm salkımı oluşmaktadır. Besinlerimiz %75’inin oluştuğu bitkisel ürünlerin bin bir derde çare olan doğal ilaçların üretildiği yeridir.
Toprak ölümün sessizliğini ebedileştirmek için yer küremizin üzerine giydirilmiş gizemli bir mantodur. Bu mantoyu kimin nerede, nasıl giyeceği belli değildir. Âşık Veysel, ‘’ Benim sadık yârim kara topraktır’’ diyor. Biz ona onun bize gösterdiği kadar sadakat gösteriyor muyuz acaba? Birinci sınıf tarım topraklarımızı yazlıklar, fabrikalar, yollar yaptık. Toprağı sulayacak suları, kanallara değil serinlemek için yazlıklara verdik. Toprağı gölge yapan onu selden koruyan, içindeki canlıları besleyen ormanları kestik. Erozyona davetiye çıkardık. Topraklarımızı deniz, baraj, göl diplerine gönderdik.
Ayaklarının altındaki toprakları kayıp giden uluslar, ayakta duramazlar. Biz Türk Ulusu olarak ayakta durmak istiyoruz. Onun için topraklarımızı çok seviyoruz. Çikita muzun dış ülkelerden satın alınabileceğini biliyoruz ama bir avuç toprağın dış ülkelerden alınamayacağın bilincindeyiz.
Doğal kaynaklarını koruyamayan uluslar geri kalmaya mahkûmdur. Biz, Türk Ulusunun böyle bir alın yazısı olmaması gerektiğinin bilinci içindeyiz. Onun için en önemli doğal kaynaklarımızdan biri olan topraklarımızı çok seviyor ve ona canımız pahasına sahip çıkmamız gerektiğine tüm kalbimizle inanıyoruz.

Suzan ÖZPEYNİRCİ
Emekli Öğretmen Tema Merkez İlçe Sorumlusu ibrala.com Yazarı

TIKLA RADYO DİNLE Televizyon İzle
Karaman Dijital Kütüphanesi Kuruldu
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.