DOLAR 8,8689
EURO 10,4740
ALTIN 499,21
BIST 1.385
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Karaman 23°C
Az Bulutlu
Karaman
23°C
Az Bulutlu
Pts 24°C
Sal 24°C
Çar 24°C
Per 23°C

Vahdetin Erbabı Faziletin Ahbabı (VEFA)

İbrahim Şaşma
ibrala.com Köşe Yazarı
23.05.2021
A+
A-

Vahdetin Erbabı Faziletin Ahbabı (VEFA)

Nizam Tavukçuluk Karaman

VAHDETİN ERBABI— FAZİLETİN AHBABI (VEFA)

Kavramların kıymetine yakışır bir biçimde kullanılması gerektiği halde, hemen her gün duyduğumuz ve gelişi güzel cömertçe harcadığımız, anlamları derin ve düşündürücü kelimelerden birisi “sevgi”, diğeri de “vefa”dır. Sevgi denilen duyguyu tatmayan olmadığı gibi vefanın sözlük anlamının da “sevgide sebat“ demek olduğunu bilmeyen yoktur.

İnsan-ı kâmil olmanın bir takım ahlâkî ve insanî şartları bulunmaktadır. Sevgi ve vefa kavramları bunların başında gelmektedir. Vefa yaşanarak anlaşılabilir, sevgi ise ancak tadarak öğrenilebilir. Dünya yüzünde insanları birbirine bağlayan ve diğer canlıları insana yaklaştıran en ulvi duygudur sevgi. Sevgi, kalpten kalbe kurulmuş; pürüzü olmayan, leke tutmayan ve engel tanımayan, nurani bir köprüdür. Sevginin gücü kadar gönülleri birbirine bağlayan, kaynaştıran ve kilitleyen yapıcı ruhsal bir güç asla düşünülemez. Vefa ise, yapılan iyilikleri unutmamak, iyilik yapana teşekkür etmek, imkân nispetinde aynıyla veya daha fazlasıyla karşılık vermek, sözünü yerine getirmektir. Vefa kelime anlamıyla ve maneviyatı ile büyük bir sözdür. Ve vefalı olmak, sanıldığı kadar kolay değildir. Sevginin olgunluk düzeyine yükseltilmesiyle gerçekleştirilebilir. Bu her şeyden önce sağlam bir yaradılış, kararlı bir duygu ve sağlam bir karakter işidir.

Vefa, asaletin, sadakatin ve kadirşinaslığın bir izdüşümü, bir tezahürüdür. Erdemli insanlarda görülen bu nadide haslet, toplumda sevginin, saygının, huzur ve mutluluğun boy göstermesi için önem arz etmektedir. Vefa ve sevgi, insanların birbiriyle kaynaşıp bütünleşmesini sağlayan, insanları birbirine bağlayan en yüce duygulardandır. İnsanlar yuvalarını vefa duygusu üzerine kurdukları takdirde o yuva canlılığını muhafaza eder. Vefa, fertlerin birbiriyle kaynaşıp bütünleşmesini temin eder. Vefaya tutunan cüzler küll sıfatına nail olur; ayrı ayrı parçalar bir araya gelerek teklik ve birlik duygusuna ulaşır. Bütün uluslar bu yüce duygu ile fazilete erer. Bir aileyi ayakta tutan en hassas konu güven duygusudur. Bunun oluşması, sağlamlaşması için gerekli olan en önemli husus, aile içi sırları muhafaza etme, mahremiyetleri başkalarına anlatmamaktır. Eşlerin birbirlerinden habersiz gündemlere sahip olmamaları da vefa duygusuyla izah edilebilir. Bireyden topluma çıktığımızda vefa duygusunun devletlerde de önem arz ettiği mutlaktır Devlet, kendi vatandaşına karşı ancak bu duygu ile itibarını korur. Vefa duygusunu kaybetmiş bir ülkede, ne olgun bireylerden ne de istikrarlı ve güvenilir devletten bahsetmek olasıdır.

Böyle bir ülkede insanlar birbirlerine karşı şüpheli; yuva kendi içinde mutsuz ve her şey birbirine karşı yabancıdır, Üst üste ve iç içe olsalar bile… Vefa sevgide devamlılık demektir. Mevcut dünyamızda yitirmiş olduğumuz, çok kıymetli bir özelliktir. Bu sebeple vefalı olmak üstün bir meziyet, vefalı dost da büyük bir nimet olarak sayılmaktadır. Vefa bünyesinde birçok güzelliği barındırır. İyinin güzelin ve erdemin temsilcisi, adaletin, dostluğun en iyi vekilidir. Ancak insanlar arasında oldukça yüksek olan bu duygu çoğu zaman saklanılmakta ve ön plana çıkarılamamakta, devamlılığı sağlanamamaktadır. Oysaki yaradan, insanları sevmek ve sevilmek için yaratmıştır. Bunun aksi geçerli olsaydı eğer; duyguların en güzeli, en yapıcısı ve yaratıcısı ve en güçlüsü olan sevgi ve vefa duygularını, bizlere böylesi cömert bir tavırla vermezdi. Bizim için temel amaç; beliren bir sevgiyi beslemektir, derinleştirmektir, sürdürerek vefaya dönüştürmektir. Mevlana’daki sevginin olgunluk düzeyine yaklaştırma çabasını göstermektir. Aslolan sevilmeyi beklemeden yalnızca sevmektir, vefalı olabilmektir. Her birimiz, ben duygusunu yok edebildiğimiz ve menfi duygularımızı sevgi ve vefa potasında eritebildiğimiz oranda tekâmülümüzü hızlandırmış ve mutluluğumuzu hazırlamada başarı sağlamış olabiliriz.

Eskiden “ahde vefa” denilen sözlü anlaşmalar olsa da günümüzde yazılı metinler bile hükmünü kaybetmiş bir hale gelmiştir. Ahde vefa ayrı bir erdemliliktir. Vefa, insanın diğeriyle yaşaması ve sosyal bir hayat sürdürebilmesi için olmazsa olmaz duygularından en önemlisidir. Ne gariptir ki günümüzde, vefanın yerine vefasızlık gelip oturmuş, dünün vefa anlayışı, günümüzde nankörlükle eş değer bir görünüm kazanmıştır. Vefayı, sevgiyi, hoşgörüyü, sadakati, iyiliği unutmadan; nankörlüğe de pirim vermeden, erdemli bir birey ve toplum olma özelliğini kaybetmeden geleceğin dünyasını kucaklayan, onurluluğu baş tacı eden bireyler olma isteği, herkesin ortak hedefi ve beklentisi olmalıdır.
Geçmişten bu yana başta Mevlana olmak üzere, birçok düşünürler, yazarlar ve şairler; insanlığın en yüce tekamül değeri olan sevgiyi ve vefayı dile getirmişler ve eserlerini bu asil duygunun güzelliğiyle işlemişlerdir. Derdli divanından alınan şu mısralarla vefa ikliminde kalmanızı diliyorum.

Ahdine vefa etmeyen/Cana da yazıklar olsun
Damara kan iletmeyen/Huna da yazıklar olsun!

İbrahim Şaşma
ibrala.com Köşe Yazarı

TIKLA RADYO DİNLE Televizyon İzle
Karaman Dijital Kütüphanesi Kuruldu
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.