h Dolar 18,5795 % -0.28
h Euro 18,2850 % -0.28
h Çeyrek Altın 1.675,00 %-0,18
h BIST100 3.553,85 %1,99
a İmsak Vakti 05:20
Karaman 16°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
KARAMAN HABER
KARAMAN HABER
Nevdet Ortauğurlu

Nevdet Ortauğurlu

05 Ekim 2022 Çarşamba

GERİ BİLDİRİM

GERİ BİLDİRİM
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İletişim biliminde üç türlü iletişim yöntemi vardır ;Bireylerarası iletişim,Grup iletişimi ve Kitlesel iletişim.

Bireylerarası iletişim yüz yüze yapılan bir iletişimdir.
Grup iletişimi belirli bir gurup ve topluluğa yapılan iletişim.
Kitlesel iletişim ise bütün toplumu ve kitleleri ilgilendiren iletişimdir.

İletişimde Kaynak(gönderici),Mesaj ve Alıcı vardır,alıcıların mesajı aldığında bir geri bildirimde bulunması bu mesajın konusuna niteliğine göre yazılı sözlü mimikle veya bir hareket ile olur.

İletişimin neticesi olarak normal şartlarda hayatın akışında bir geri bildirim söz konusu olması gerekir.

En etkili iletişim Kitlesel iletişimdir ,bu iletişim ister görsel basında ,isterse yazılı basında olsun bütün topluma açık bir mesajdır:diğer iletişim kanalları gibi bir kişi veya grubu ilgilendirmez, yani bütün dünyayı ilgilendirir,verilen mesajda bireysel değil toplumsaldır.

Kitlesel mesajda mesaj şahıs,kurum ve kuruluşlar ilgilendirebilir sorumluluk alanlarında olabilir normal olarak bir tepki olması yani geri bildirim olması gerekmez mi?olumlu olumsuz bir şeylerin olması bir işaret olması gerekir.

Karaman ili sınırları içerisinde meydana gelin doğal olaylar ve insan eliyle insanlara verilen veya doğaya karşı verilen zararlar,bunun yanında Karamanın kalkınması, tanıtımı için yapılması gerekenler konusunda çeşitli yazılı ve görsel basında yüz civarında yazılar yazılmıştır;ancak hiçbir kurum ve şahıstan halkı bilgilendirecek bir açıklama veya hatalı yapılan uygulamalar konusunda geri bildirim gelmemiştir.

Bu da gösteriyor ki Karaman olarak ya hiç okumuyoruz okumuyoruz,ya da okuyoruz ama duyarsız oluyoruz; benmerkeziyetcilik yaparak koltuğumuzu korumaya çalışıyoruz suya da sabuna da dokunmuyoruz.

Duyarlı kelimesi hassasiyet ile eş anlamlı olup, öz Türkçedir etrafındaki olup bitenlere seyirci kalmamak olaylara karşı hassas ve ilgili olan kişiler duyarlı olarak nitelendiriliyor.

Duyarlı insan olmak için kendimizden önce her zaman ihtiyacı olan insanları ,toplumu ilgilendiren ,çevremizi doğayı ilgilendiren konularda da düşünmeliyiz.

Demek ki bütün bu yazılanların çizilenlerin hiçbir faydası olmuyor , basın uyarı ve bilgilendirme görevini yapmaktadır,ancak ilgili ve bilgililer duyarsızlıktan öteye Bir şey yapmıyorlar.

Yapılan uyarılar dikkate alınmadığı için meydana gelebilecek olumsuzluklar başımıza geldiği zaman,araştıracağız suçlular en ağır cezayı alacaklar, takipçisiyiz gibi klişe sözler duyarız.

 

Nevdet Ortauğurlu
ibrala.com

Devamını Oku

ÖLÜM ÇUKURU OBRUKLAR

ÖLÜM ÇUKURU OBRUKLAR
0

BEĞENDİM

ABONE OL

 

Bugün Karaman yerel basınında yayımlanan haberlere göre Karaman ,Konya , havzasında 2600 adet obruklar oluştuğu tespit edilmiş. Bu tespiti Konya Teknik Üniversitesi Obruk Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Fetulah Arık açıklama yapmış.

Bu obrukların oluşumu için yıllarca araştırmaya gerek yok havzada yaşayan herkes bunun nedenlerini biliyor ama işlerine gelmediği için herhangi bir önlem alınmıyor ,çünkü şu anda menfaatlerimiz var ! ilerisi için Allah kerim Mısırımızı Yoncamızı ,Pancarımızı ekelim teşviklerimizi alalım şu an için karnımız doysun, torunlarımız başının çaresine baksın onların geleceğini karartalım onları çok seviyoruz ya! herşeyi onlar için yapıyoruz ya geçin onları.

Yaklaşık iki yıldır karamandaki Kuraklık ,Çiftçiler durumu ,Tarım ürünleri , ve Doğaya verilen zararlar ile ilgili dilim döndüğünce sosyal medyada sorunları dile getirmeye çalışıyorum.

İnsanoğlunun yer üstündeki doğaya verdiği zarar kadar yer altına verdiği tahribatlarda yer üstündeki zarardan aşağı kalır yanı yok ve doğa kendine yapılan zararların eninde sonunda intikamını alıyor bazı toplumlar bu durumları anlayarak gerekli tedbirleri alarak doğaya saygısını gösteriyor boyun eğiyor bazıları vardır ki doğaya verdikleri zararın yanlarına kar kalacağını düşünüyorlar .

Doğa son yıllarda insanoğluna vereceği zararın ne zamanı geleceğini sadece kendisinin bildiği afetler vermeye başladı .

Olan kuraklık dağ köylülerine zarar veriyor bal üreticisi çiçeklerin yokluğundan ,küçükbaş hayvan yetiştiricisi meranın yetersizliğinden ve mermer ocaklarından zarar görmektedir.

2017 rakamlarına göre karamanda 6407 adet su kuyusu varmış bunların 3408 kaçak su kuyusu bir ülkede kaçak kelimesiyle herhangi bir malın veya durumun yetkililerce kaçak olarak istatistiklere dahil edilmesi benim mantığıma sığmıyor yasaların hukukun olduğu bir ülkede yasal/kaçak ne demek,bu gösteriyorkibazı kurumların görevlerini tam yapmıyor demektir. Kaçak işçi ,kaçak mazot ,kaçak göçmen ,kaçak sıgara bunlar gibi olaylar hep dillerde.

Uzun bir zamandır Karapınar ve çevresinde 80-100 metre çapında ve 30 metreden 60 metreye derinliğine kadar yeraltı sularının çekilip toprağın çökmesiyle obruklar oluşmaktadır. Konya jeoloji mühendislerinin açıklamasına göre Karapınar da tespit ediler irili ufaklı 2600 tane obruk meydana gelmiş ve sayıları gün geçtikçe artmaktadır.

Araştırmalarda obrukların obrukların tarım alanlarında yerleşim yerlerine ,enerji yatırım alanları daha fazla risk oluşturacak yerlere kaydığı tespit raporlanmıştır.

Karamanın geleceği bu gidişle Karapınar’dan beter olacak Vahşi sulamaların devam etmesi her tarlanın başında bir su kuyusu açılması sulamanın ihtiyaçtan fazla olarak günlerce sürmesi su ihtiyacı ürünlerin gün geçtikçe artması. Karamanda yıllık yağış miktarı ise 343 mm ve tarımı yapılan ürünlerin su ihtiyacı yağış miktarının iki üç katı bu durum daha ne kadar sürdürülebilir susuzluk yüzünden verim hızla azalmakta çiftçiler maliyeti karşılayamaz duruma düşmektedir.

Allah korusun obruklar tarlalarda insan yoğunluğunun olmadığı yerlerde meydana gelmektedir. Bu tedbirsizlik devam ederse bir bakmışız evimiz ile beraber obruktayız.

Sözün özü bu obrukların olmaması için bir an önce sulama kuyularının bir kurallar çerçevesinde yapılması alternatif su teminlerinin sağlanması karaman havzasına su ihtiyacı az olan ürünlerin yetiştirilmesi için İlgili kurumların bir an önce tarımsal ürün planlaması yapılması gerekmektedir. Su ihtiyacı fazla olan tarım ürünlerin su sıkıntısı olmayan bölgelerde yapılması mevcut olan elma bahçelerin kurumaması için planlamaların yapılması mısır ekiminin bir an önce yasaklanması veya sınırlandırılması gerekmektedir;Bu bölgede ise katma değeri yüksek, su ihtiyacı fazla olmayan aromatik bitkilerin yetiştirilmesi ve teknolojilerin kullanılarak verimliliğin artırılması için destek verilmesi ,boş arazilerin değerlendirilerek üretime katılması karaman insanı için faydalı olacaktır.

Nevdet ORTAUĞURLU
ibrala.com

Devamını Oku

HAYAL KIRIKLIĞI

HAYAL KIRIKLIĞI
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Karamandaki kuraklık ile ilgili defalarca yazı kaleme aldım Karaman havzasının geleceği tehlike ile karşı karşıya diye görünen köy kılavuz istemez ve de bunları görmek için kahin olmaya gerek yok.
DSİ ve ODTÜ nin bilimsel raporlarına göre 2018 de yeraltı suları yaklaşık bir metre azalırken 2020 de Karaman-Konya havzasında iki metre yeraltı sularında azalma olduğu araştırmalar ile tespit edilmiştir.

Havzalarda yeraltı sularının azaldığı tecrübe ve tanıklık ile sabittir ;Canhasan köyünde 2018 yılında baraja suyuna güvenerek şehir dışında yaşamasına rağmen memleketine yatırım kararı alarak bütün birikimini büyük umutlarla 3000 Elma fidesi dikerek işe başladı Tam bir hayal kırıklığı önce baraj sularını kestiler bin bir zorlukları aşarak banka kredisi kullanılarak su kuyusu açmaya karar veriyor ve 150-200 metreden bile su çıkmadığından çevresindeki kuyularında kuruması su seviyesinin düşmesi yüzünden çaresizlik içerisinde elma ağaçlarının kurumasını nasipse barajın dolmasını beklemektedir.

İlkbaharda barajdan su verilmeye başlandı sevindik Allaha şükür dedik ,sebzelerimizi ,Fidelerimizi ektik 14 Temmuz tak kimsenin haberi yokken baraj suları kesildi ne olacak o kadar emeğe maddi,manevi kayıplar söz konusu yazık bu insanlara bu kadar öngörüsüzlük olmaz insanlar küsüyor memleketlerine gelmiyor .

İkinci tecrübe Canhasan ,Göztepe ve çevre köylerde Mısır.Pancar Yonca gibi tarım ürünler ekilmektedir bu tarlalarda su o kadar hoyratça kullanılıyor ki kuyularda günlerce su çekiliyor haziran ayında ara yollarda geçtim ve o kadar gönen geçmiş ki arabam çamura saplanarak yolda kaldım çekici vasıtasıyle kurtulabildim.

Karamandaki kuraklık sadece iklim değişikliği ile geçiştirilebilecek basit bir sorun değildir ,tarım politikalarındaki plansızlık ilgili kurumlar kuraklığı raporlarında belirtmelerine rağmen,sadece raporlarda öğrencilere,sunumlara kaynak olarak kalıyor,fiiliyata bir türlü geçmiyor,ya kimse sorumluluk almak istemiyor yada koltuğunu korumak istiyor.

Çiftçilerimizin kendi çıkarları için su kaynaklarını hoyratça kullanması ,gelecek nesilleri düşünmemeleri yüzünden kuraklıklar yaşanmaktadır;Düşünsenize sırf az maliyet olsun diye damlama borularını eksik döşüyorlar,borudan tasarruf edeyim derken su kaynaklarının yok olduğunu gelecek sene susuz kalacağını düşünmüyor ,günün yirmi dört saati sulama yapıyorlar.

Çiftçilerin ilgili kurumlarca sıkı bir denetime tabi tutulmaları gerekmektedir kaçak su kuyularını ve ürünlerin sulama süreleri ile ilgili sınırlamalar getirilmeli ,Karamanın geleceği için tarım politikalarının yeniden düzenlenmesi suya ihtiyaç veya az ihtiyaç duyan ürünlerin yetiştirilmesi için teşvikler verilmelidir.

Ayrıca karamanda mevcut olan mandıraların çiftliklerinde bir düzene bir plan dahilinde bu çiftliklerin faaliyetlerini sürdürmeleri gerekir ,su tüketiminde çiftlikler önemli bir yer tutmaktadır. Bu çiftliklerin karaman ovasından kaldırılarak suyun bol dağ köylerine nakil edilmesi,gerekirse devletin bütün masraflarını karşılaması hem bu köylerden kentlere göçü önler hemde ovadaki su kıtlığını önlenmesinde yardımcı olur.

Karamanı kuraklıktan korumak için yeraltı sularımıza göl ve göletlerimize ,barajlarımıza sahip çıkmalıyız, su kullanımı konusunda daha özen göstermeliyiz,tarımda yeni politikalar geliştirilerek çiftçilerimizi eğiterek katma değeri yüksek ,su tüketimi az bitkilere yönlendirmeliyiz.

ALLAH KORUSUN KARAMANI ÇÖL OLMUŞ BİR ŞEKİLDE TORUNLARIMIZA BIRAKMAYALIM.

Nevdet Ortauğurlu
ibrala.com

Devamını Oku

TAŞKALE’Yİ TEHDİT EDEN KAYALAR

TAŞKALE’Yİ TEHDİT EDEN KAYALAR
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Dünyanın pek çok yerinde birbirinden ilginç ve korkunç görnümlü ,yüzyıllar boyunca çeşitli şekiller girmiş, jeolojik oluşumlar bulunuyor. Dev kristal mağaraları,Taş ormanları ,Dalga kayaları,Dev geçitler,Travertenler ,Peribacaları,Tepeler,Kanyonlar,Erebus Dağı Buz Kuleleri, Dağlar gibi doğa olaylarının birer sonucu oluşmuş göz alıcı görüntüler ortaya çıkmıştır.

Kanyon: Dünya yüzeyinde nehirlerin oluşturduğu derin vadilere denir.

Tabii olaylar veya insanların müdahalesi , depremler .hava şartları nedeniyle kayaların tüf yapısından dolayı sürekli kopan kaya parçaları nedeniyle konyonu oluşturan kayaların ön cephesi ve yapısı tahrip olmuştur.

Karaman bölgesi içerisinde birçok Kanyon ve vadiler vardır.

En bilinen kanyon ve vadiler Gödet (saklı cennet)kanyonu,Ermenek(Nadire Kanyonu)vadi olarak Yeşildereden başlayarak Taşkaleyi takip ederek ve Koraş’da sona eren kanyonlar mevcuttur.

Bu kanyon ve vadilerin jeolojik yapıları nedeniyle turizm açısından çok önemli insanlar artık deniz kum güneş turizmini bırakarak doğa ile baş başa kalmak için doğal alanlara rağbet göstermeye başladı.

Hiç düşündük mü? Bu doğal oluşumların tehlikelerinden haberimiz var mı?önlem alabiliyormuyuz? Karayolları bu tehlikenin farkına vararak artık otobanların ,tünellerin giriş çıkışlarına yamaçlara kayaların düşmemesi için çelikten fileler sererek yollara kayaların düşmesini bir nebze engellemişlerdir.

Taşkale uzun bir vadi içerisinde ;sırtını yaklaşık yüz metre yüksekliğe ulaşan, uzunluğu ise yaklaşık iki km olan , kuzey yamaçlara dayamış bir köydür ve her yıl binlerce turist ziyarete gelmektedir. Ancak büyük bir tehlike yaşanması muhtemel durumlar söz konusu ; Yeşildere yönünden köye girişte Manazan mağaraları karşılar sizi ama bu mağaralardan kopan kaya parçaları yola kadar inmektedir.Mağarada çatlaklar oluşmuştur.

Köy girişinde Akkayada başınızı sol tarafa çevirerek yukarı doğru baktığınızda yüz metre yükseklikte iki tır büyüklüğünde sanki üzerinize düşecek bir şekilde kaya kütlesi bulunmaktadır tahıl ambarlarının üst bölümünde aynı ebatta başka bir kaya kütlesi de vardır her yağmur yağdığında sel olarak akmaktadır ve tehlikeyi dahada büyütmektedir rüzgar çıktığında ,yani olumsuz hava koşullarında, bu kayalarda çatlaklar oluşuyor,kopmalar yaşamaktadır;hatta çocukken güvercinlerin düşürdükleri kaya parçaları tehlike arz etmektedir çocukken kafama düşen bir kaya parçası yüzünden kafamda onun yara izi hala vardır vardır büyük bir kaya olduğunda ölümlere neden olmaktadır.

Sözün özü;büyük felaketler olmadan biran önce jeoloji ,inşaat mühendisleri v.b bu konu ile ilgili bütün paydaşlar bir araya gelerek incelemelerde bulunmaları, şimdiden önlem almaları,gelecek olan tehlikeleri önlemeleri gerekmektedir, çünkü köylüler ve ziyarete gelen turistler burada toplanmaktadır;bir kaya parçasının düşmesi halinde ölümler meydana gelir.

Devamını Oku

AĞAÇLI KÖY YOLU

AĞAÇLI KÖY YOLU
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Karamanın merkez ve ilçeleri dahil 10.826,50 bozuk ve 7.887,00 normal orman olmak üzere toplam 18.713,50 hektar orman alanı bulunmaktadır.

Karaman İç Anadolu Bölgesinin güneyinde,İçel,Konya ve Antalya illeri arasında,Orta Torosların kuzey eteklerindedir. Güney ve doğusu dağlık,kuzeyi ovadır. Yüzölçümü 9393 kilometrekare denizden yüksekliği 1033 m.dir. Yazları sıcak ve kurak,.kışları soğuk ve yağışlı karasal iklim özelliklerini taşımaktadır. Yaz mevsiminde otuzbeş dereceye yükselen sıcaklık kış mevsiminde -15 dereceye kadar düşmektedir En fazla yağış ilkbahar ve kış mevsiminde almaktadır. Ağaç türleri olarak meşe,çam ladin,kadran ve ardıçtan oluşmaktadır.

Yedi coğrafi bölgenin çoğu illerini gezdim ilçe ve köylerine kadar giderek doğa ve manzara fotoğrafları çektim ve hala çekmekteyim o bölgeler ile ilgili gözlem ve tespitlerim olmuştur en çok doğa ve çevre ile ilgilidir.

İç Anadolu çiftçileri meyve ağaçları hariç fidan dikmeyi sevmiyor, ya! arkadaş evinin önüne tarlanın bir köşesine bir ağaç dik yok sanki yeminli yüz kişiden bir veya ikisini istisna edebiliriz.

Demem odur ki Karamanlı dostlarım;Doğada yaşayan canlı varlıkların yaşayabilmesi ,sıcaktan bunalan hayvanların gölgesinde serinlemesi yaşama tutunması için , gökyüzünde uçuşan bölgede yaşayan veya göçmen kuşların konabileceği yuva yapacağı köyünüze giderken yol kenarında mola verebileceğin,koyun ve kuzuları otlatırken sıcaktan bunaldığı zaman gölge bir yer bulabileceği, çobanların sırtını dayayarak bir sigara içebileceği ,koyun ve kuzuların etrafında kümeleneceği ,kaşınabileceği, tarlanda ekinlerini biçerken gölgesinde soğuk bir su içebileceğin, tarlanın bir köşesine veya yol kenarlarına ağaç dikmen çok mu zor.?
Bu diktiğin fidanlar senin daha çok ürün alman için faydalı olacak insanlığa doğaya bırakacağın bir miras olacak .
İlk adımı Taşkale yolunda atabiliriz ve her yıl bir köy ağaçlandırılabilir. Örneğin;Ereğli yolu üzerinden Taşkaleye kadar yaklaşık 20 km uzunluğunda bir yol mevcut ve yol boyunca kuşların konacağı , gölgesinde oturabileceği bir dal bile bulunmamaktadır bu yoldan her geçişimde içim acıyor nasıl bir insanız ki bir ağaç bile dikmeyi becerememişiz bir kampanya başlatılarak yolun iki yanına çift taraflı fidanlar dikilmeli yaklaşık on beş yirmi bin fidana ihtiyaç vardır Karaman sivil toplum örgütleri kendi arasında bir organizasyon yaparak örnek olacak ve gelecek nesillere aktarılabilecek bu işi başarabilir. Her yıl birkaç köyün yolları ağaçlandırılabilir bakımını ise muhtarların yetkilerini genişleterek onlara devredilebilir;

Kuraklığın özellikle bölgemizde hüküm sürdüğü bir dönemde bir tek dikili ağaca bile ihtiyacımız vardır .

Siz doğa dostlarından ricam; Kasım ayında Karamana’ da bir el atmanız kuraklığa karşı bir nebze yardımcı olmanız. Her kurum elini taşın altına koymalı zaman hızla akıyor ertelemeye gelmez.

Nevdet ORTAUĞURLU
ibrala.com

Devamını Oku